28 Haziran 2014 Cumartesi

Merhaba, bir önceki yazımda bahsetmiştim. Zor günler geçiriyorum. Ama bugün daha iyiyim. (Ah! ne  gariptir ki "iyiyim" demeye korkuyorum.) İyiyim çünkü bazı şeyleri fark ettim. Gelin fark ettiğim mevzulardan konuşalım.
Hepimizin hayatında "iyi de ben şimdi ne yapacağım?"  dediği zamanlar olmuştur. Çaresiz kaldığı, hatta abartırsak sabahın olmasını istemediği zamanlar bile olmuştur. Çünkü kendini o kadar kötü hisseder ki, yeni güne başlayacak gücü olmadığı düşünür. Bunları düşündüm mü? Evet düşündüm. Sonra oturdum  başka şeyler düşündüm, evet şuan zor günler geçiriyorum ama geçecek, evet ben çok üzgünüm karşı taraf umursamıyor yine geçecek. Bazı şeyler insanın kendi elinde. Ben sorunu problemi düşünmezsem niye benim için önemli olsun ki? Demek istediğim bazı şeyleri düşünerek önemli haline getirip kendimizi boşuna hırpalıyoruz. Bunu fark ettiğim an düşünmemeye çalıştım, zihnimden kovmaya uzaklaştırmaya çalıştım. İlk başlarda başarısız oldum. O kadar güçlü bir duygu ki, ben bastırmaya çalıştıkça "hey ben buradayım!" diye yüzsüz yüzsüz bağırıyor. Sonra yavaş yavaş düşünmemeyi başardım işte. Tabii hala aklıma geliyor ve üzüyor o ayrı. Daha sonra umursamamaya karar verdim, öyle ya karşı tarafın umrunda değilim, onun için çoktan bitmişim.Evde oturup ağlasam ne fayda adam koşarak uzaklaşmış... Daha sonra da "başka biriyle olursa dayanamam, kaldıramam" demek yerine "başka biriyle olursa çok üzülürüm ama bir şekilde atlatırım" demeye başladım. Hayat sizin, birileri için harcamaya değmeyecek kadar sizin çünkü.
Kimi zaman yaraları kendiniz sarmanız gerekir işte. Böyle zamanlarda güçlü olmaktan korkmayın. Hayat önce sınav yapıyor sonra ders veriyor diye boşa dememişler. Yaşayın, üzülün, dersinizi alın ve hayatınıza devam edin.
Şimdi ayağa kalkın ve o sümükleri silip yolunuza devam edin marş marş! :))
Bu arada Ramazan Ayınız mübarek olsun. :))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder