Bazen bazı soruları soramayız. Çünkü cevabından korkarız. Aslında cevabını zaten biliyoruzdur ama birinin onu dile getirmesinden korkarız. Siz korkmayın. korkmazsaniz belki soracak, gerçeklerle yüzleşecek ve bi hikayenin daha sonuna geleceksiniz fakat en azindan gercek olanı yaşayacaksınız. Acı çekmekten korkmayın. Üzüldükçe güçleneceksiniz. Güçlendikçe kendi kendinize yetmeyi öğrenecek ve daha huzurlu olacaksınız. Korkmayın. Yaralarızı üflerken ıslık çalmayı öğreceksiniz. Korkmayin.
Not:Sütünüzü içmeden uyumayın efenim! Faydaları say say bitmez çünkü.
26 Mayıs 2014 Pazartesi
24 Mayıs 2014 Cumartesi
11 senedir öğrenciyim. Oku oku bitiremedim. Ki öğrencilik hayatımın okkalı tokatını seneye yiyeceğim. Malumunuz lise son sınıf olacağım yani üniversite sınavı. Ygs lys derken 1 sene boyunca canım çıkacak. Neyse ki pek stresli biri değilimdir. Girdiğim sınavlarda öyle aşırı bi heyecan yapmadım. Öğrencilik hayatım boyunca da hiç öyle dersleri takmayıp anne babamın emeklerini çöpe atmadım. Yine atmayacağım.
Bu yazım biraz daha yaşıtlarım için olacak sanırım.
Okulda, dershanede seneye gireceğimiz sınav için şimdiden stres yapan öğrenciler görüyorum. Sayın okuyucu eğer sen de onlardan biriysen yazacaklarımı okuyuver. Öncelikle stres yapmaya gerçekten gerek yok. Sorunumuz belli çözümümüz belli. Sorun, bizi bekleye sınav. Çözüm ise biziz. İnsanın isterse kafasına koyarsa yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Oturup düzenli bir şekilde çalıştıktan sonra neden istediğimiz puanı
almayalım ki?
Matematik ah şu bizi okuldan soğutan canı çıkasıca ders! Eğer siz de benim gibi bu dersle yıllardır küsseniz, barışmak zorundasınız çiçekler :( Kafanızda büyütmeyin size matematik anlatacak birilerini bulun ve 3 ayda ygs konularını halledin. Dershaneler açık olur yazın nöbetçi öğretmenler falan oluyor. Üşenmeyin dershaneye gidin sorularınızı sorun. Hem pek öğrenci uğramaz zaten yazın dolayısıyla rahat rahat soru çözümü yaptırabilirsiniz. Haftada sadece 2 gün uğrasanız bile yeter. Yazın hava çok sıcak olacağından dolayı gündüzleri pek çalışma taraftarı değilim ben. Gündüzleri denize girin, havuza gidin. Akşam yemek yedikten sonra da çalışmaya başlarsanız daha güzel olur. İlk önce bir buçuk saatle başlayın, sonra iki buçuğa, sonra 3 saate çıkarın çalışma sürelerinizi. 4 saate kadar yolu var ama 4'ten sonrasını pek tavsiye etmiyorum. Bol bol Türkçe çözün hele matematikte sorununuz varsa... Eksik konularınızı tekrar edin. Sıkmayın kendinizi rahat olun. Önünüze hedefler koyun. "20 net yapacağım" diyerek başlayın mesela. Daha sonra 25 sonra 30a yükseltmeye çalışın. Düzenli çalıştığınız taktirde sınavın ağzını burnunu kırarsınız
Bu yazım biraz daha yaşıtlarım için olacak sanırım.
Okulda, dershanede seneye gireceğimiz sınav için şimdiden stres yapan öğrenciler görüyorum. Sayın okuyucu eğer sen de onlardan biriysen yazacaklarımı okuyuver. Öncelikle stres yapmaya gerçekten gerek yok. Sorunumuz belli çözümümüz belli. Sorun, bizi bekleye sınav. Çözüm ise biziz. İnsanın isterse kafasına koyarsa yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Oturup düzenli bir şekilde çalıştıktan sonra neden istediğimiz puanı
Matematik ah şu bizi okuldan soğutan canı çıkasıca ders! Eğer siz de benim gibi bu dersle yıllardır küsseniz, barışmak zorundasınız çiçekler :( Kafanızda büyütmeyin size matematik anlatacak birilerini bulun ve 3 ayda ygs konularını halledin. Dershaneler açık olur yazın nöbetçi öğretmenler falan oluyor. Üşenmeyin dershaneye gidin sorularınızı sorun. Hem pek öğrenci uğramaz zaten yazın dolayısıyla rahat rahat soru çözümü yaptırabilirsiniz. Haftada sadece 2 gün uğrasanız bile yeter. Yazın hava çok sıcak olacağından dolayı gündüzleri pek çalışma taraftarı değilim ben. Gündüzleri denize girin, havuza gidin. Akşam yemek yedikten sonra da çalışmaya başlarsanız daha güzel olur. İlk önce bir buçuk saatle başlayın, sonra iki buçuğa, sonra 3 saate çıkarın çalışma sürelerinizi. 4 saate kadar yolu var ama 4'ten sonrasını pek tavsiye etmiyorum. Bol bol Türkçe çözün hele matematikte sorununuz varsa... Eksik konularınızı tekrar edin. Sıkmayın kendinizi rahat olun. Önünüze hedefler koyun. "20 net yapacağım" diyerek başlayın mesela. Daha sonra 25 sonra 30a yükseltmeye çalışın. Düzenli çalıştığınız taktirde sınavın ağzını burnunu kırarsınız
Bu kadar tavsiye yeter efenim, gerisi size kalmış umarım bir şeyler verebilmişimdir.
Şimdi beni bekleyen bir çeviri ve 10 tane sınavım var ayrıca 3 tane de ödevim. Size çiçekli günler ve başarılar diliyorum ve yazıyı da bırakıp kaçıyorum :))
Şimdi beni bekleyen bir çeviri ve 10 tane sınavım var ayrıca 3 tane de ödevim. Size çiçekli günler ve başarılar diliyorum ve yazıyı da bırakıp kaçıyorum :))
19 Mayıs 2014 Pazartesi
Aslında bugüne negatif başlamıştım. Uyandığımda odama giren güneş bile sinirimi bozmuştu. Ilık suyumu içip balkona çıktım. Bahçedeki erik ağacındaki 3-5 eriği fark ettim, daha sonra muşmula ağacını onunla birlikte kıpkırmızı güllerin beni selamladığını, biraz daha kafamı kaldırdığımda ise güneşin bana göz kırptığını fark ettim
Komşumuz, aynı zamanda da bakkalımız olan Nuri Amcanın minik kızı çoktan ip atlamaya başlamıştı bile. Muhtemelen birazdan babasından çikolata aşırmaya çalışırken yakalanacak ve bisikletiyle hızla uzaklaşacak ve 1-2 saat sonra geriye dönecekti. Tüm bunları düşünürken gülümsediğimi fark ettim. Zor değil efenim, mutluluk hiç zor değil. Nasıl baktığınla alakalı biraz, hep önüne ya da hep arkana bakmadığında fark ediyorsun. Her yöne bakacaksın, bazen sağa, bazen sola, bazen önüne, bazen arkana bazen de yukarıya. (Fazla seyre dalıp düşmekte yok tabi!)
Kısacası mutluluk bazen bir erik ağacında, bazen küçük bir kız çocuğunun tatlı telaşında.
İyi seyirler, çiçekli günler. :)
)
Komşumuz, aynı zamanda da bakkalımız olan Nuri Amcanın minik kızı çoktan ip atlamaya başlamıştı bile. Muhtemelen birazdan babasından çikolata aşırmaya çalışırken yakalanacak ve bisikletiyle hızla uzaklaşacak ve 1-2 saat sonra geriye dönecekti. Tüm bunları düşünürken gülümsediğimi fark ettim. Zor değil efenim, mutluluk hiç zor değil. Nasıl baktığınla alakalı biraz, hep önüne ya da hep arkana bakmadığında fark ediyorsun. Her yöne bakacaksın, bazen sağa, bazen sola, bazen önüne, bazen arkana bazen de yukarıya. (Fazla seyre dalıp düşmekte yok tabi!)
Kısacası mutluluk bazen bir erik ağacında, bazen küçük bir kız çocuğunun tatlı telaşında.
İyi seyirler, çiçekli günler. :)
)
18 Mayıs 2014 Pazar
Ülkemiz çok zor günlerden geçiyor. Özellikle de yüzlerce işçimizi kaybettiğimiz Soma Olayı hepimizin içini yaktı. Bu yazımda onlardan bahsedeceğim sayın okuyucular, yüreği güzel insanlardan.
13 Mayıs Soma Maden Ocağı patlamasında 301 işçi hayatını kaybetti. YANLIŞ! Ölü sayısı 301 değil. o 301 kişinin karıları olsa, bide ikişer çocukları ardından bir de anneleri babaları işte gerçek ölü sayısı bu kadardır. İçim acıyor be. televizyonda ağlayan nineleri gördükçe gözlerim doluyor, ağlayan eşler, "babam nerede anne?" diyen çocuklar, ya da her şeyin farkında olup mezar başında ağlayan çocuklar gördükçe zorlanıyorum ağlamamak için.
Maden Ocağının denetimi en son 2007 yılında yapılmış diyeni de var, tüm kontroller yapılmıştı, ihmal falan yok diyenler de var. 301 hayat bittiğine göre ortada bir hata var. fakat bu saatten sonra benim eleştirmeye, laf söylemeye halim yok. çok üzgünüm herkes gibi...
Burada özür dilemek istiyorum. Çocuklardan dileyeceğim özür.
Üzgünüm çocuk, çok üzgünüm. Yarın sabah uyandığımda seni ve babanı hatırlamadan güne başlayacağım için üzgünüm. Burada yazılanlara çizilenlere sakın bakma sen. Herkes bir şeyler der böyle zamanlarda. Biz seni anlayamayız. Çok konuşuruz hep konuşuruz ama icraata gelince sıfırızdır. Bir tweet favorilere eklemekten öteye gidemedik ki hiç. Sen kendini kurtar çocuk. Senin baban kahraman unutma unutturma da.
Özür dilerim çocuk herkes adına özür dilerim.
13 Mayıs Soma Maden Ocağı patlamasında 301 işçi hayatını kaybetti. YANLIŞ! Ölü sayısı 301 değil. o 301 kişinin karıları olsa, bide ikişer çocukları ardından bir de anneleri babaları işte gerçek ölü sayısı bu kadardır. İçim acıyor be. televizyonda ağlayan nineleri gördükçe gözlerim doluyor, ağlayan eşler, "babam nerede anne?" diyen çocuklar, ya da her şeyin farkında olup mezar başında ağlayan çocuklar gördükçe zorlanıyorum ağlamamak için.
Maden Ocağının denetimi en son 2007 yılında yapılmış diyeni de var, tüm kontroller yapılmıştı, ihmal falan yok diyenler de var. 301 hayat bittiğine göre ortada bir hata var. fakat bu saatten sonra benim eleştirmeye, laf söylemeye halim yok. çok üzgünüm herkes gibi...
Burada özür dilemek istiyorum. Çocuklardan dileyeceğim özür.
Üzgünüm çocuk, çok üzgünüm. Yarın sabah uyandığımda seni ve babanı hatırlamadan güne başlayacağım için üzgünüm. Burada yazılanlara çizilenlere sakın bakma sen. Herkes bir şeyler der böyle zamanlarda. Biz seni anlayamayız. Çok konuşuruz hep konuşuruz ama icraata gelince sıfırızdır. Bir tweet favorilere eklemekten öteye gidemedik ki hiç. Sen kendini kurtar çocuk. Senin baban kahraman unutma unutturma da.
Özür dilerim çocuk herkes adına özür dilerim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

