Eleştiri dediğimiz olay aslında iyi bir şeydir. İyi ve güzel olanın değerini ortaya koymak için olumlu veya olumsuz şekilde yapılabilir. Ancak eleştiriyle yargılamak arasındaki ince çizgiyi tutturamadığınız zaman eleştirmiş değil "patavatsızlık etmiş" oluyorsunuz. Ki genelde böyle oluyor insanlar hiç düşünmeden birini eleştiriyorum kılıfıyla yargılayıp susuyor. En azından insanların hayatıyla ilgili yaptığı seçimleri eleştirirken nazik olunmalı diye düşünüyorum ben.
İnsan hayatıyla ilgili bir karar verirken yeterince geriliyor, "acaba pişmanlık duyar mıyım" gibi çeşitli acabalarla karar vermeye çalışırken kafası karmakarışık bir hal alıyor. Ve sonra birileri gelip düşünmeden "o kararı verirsen senin şöyle bir insan olduğunu düşünürüm, o yolu seçersen seninle görüşmem" diye şartlandırıyor, eleştirdiğini doğruyu yaptığını sanıyor. E adamın kafası zaten karışık sen neden ayaklarına dolanıyorsun? Ama bugün gidip bunu yapan insanlara bunu okutsanız "ben sadece iyiliğini istedim"den başka yanıtları yoktur. İyilik istedin öyle mi? Nasıl istedin bunu? Zor durumdan olan kişiyi şartlandırıp sana göre yanlış olan şeyi yaparsa kötü bir insan olacağını söyleyerek mi? Düşünceli olan bünyesini ısırdığım, sen kimseyi düşünme. Öyle insanlar ki "iyiliğini istiyorum bu yüzden eleştiriyorum" ayağına sorunu kişisele dönüştürüyor.
İnsanlar hep eleştirecekler. Evet, lanet olsun hep konuşacaklar! Dünyanın en güzel işini dahi çıkartsanız eleştirecekler. Neyi seçerseniz seçin, ister doğruyu, ister yanlışı gene de eleştirecekler. O yüzden şimdi, şuan onlari düşünmeyi bırakın. Neyi seçmek istiyorsunuz? Neyi yaşamak istiyorsunuz? Siz* kendiniz* nasıl daha mutlu olacaksınız? Kararınızı verin ve mutlu olacağınız şeyi seçin. Başkalarının doğrusuyla kazanmak yerine bırakın bir kez de kendi doğru bildiğinizle kaybedin! Çünkü insanlar bencildir ve yargılama konusunda birbirleriyle yarışırlar.
Konu biraz saptı mı? Eleştiriyle bencilliği birleştirmiş olalım o zaman bugün. Şimdi size bi tavsiye: Hayatınızın size ait olduğunu unutup sizi yargılayan makinalar yerine, yaptığınız her seçimde yanınızda olabilecek insanları yaşamınıza davet edin. Çünkü ayaktayken herkesi yanınızda görebilirsiniz ama önemli olan düştüğünüzde elinizden tutabilen dostlardır.
iyi akşamlar efendim! :)
.jpg)
