30 Ağustos 2014 Cumartesi

eleştiriden seçimlere *

İnsanlar bir şeyleri eleştirmeye nasıl da meraklılar değil mi? Size göre son derece mutluluk verici, güzel bir şey yapsanız bile mutlaka eleştirecek bir şeyler bulurlar. Kusur bulup pat pat eleştirdikleri şeyin sizi belki de çok mutlu ettiğini ve onların sözlerine bozulabileceğinizi düşünmezler bile. O zaman bencillerden konuşalım !
Eleştiri dediğimiz olay aslında iyi bir şeydir. İyi ve güzel olanın değerini ortaya koymak için olumlu veya olumsuz şekilde yapılabilir. Ancak eleştiriyle yargılamak arasındaki ince çizgiyi tutturamadığınız zaman eleştirmiş değil "patavatsızlık etmiş" oluyorsunuz. Ki genelde böyle oluyor insanlar hiç düşünmeden birini eleştiriyorum kılıfıyla yargılayıp susuyor. En azından insanların hayatıyla ilgili yaptığı seçimleri eleştirirken nazik olunmalı diye düşünüyorum ben.
İnsan hayatıyla ilgili bir karar verirken yeterince geriliyor, "acaba pişmanlık duyar mıyım" gibi çeşitli acabalarla karar vermeye çalışırken kafası karmakarışık bir hal alıyor. Ve sonra birileri gelip düşünmeden "o kararı verirsen senin şöyle bir insan olduğunu düşünürüm, o yolu seçersen seninle görüşmem" diye şartlandırıyor, eleştirdiğini doğruyu yaptığını sanıyor. E adamın kafası zaten karışık sen neden ayaklarına dolanıyorsun? Ama bugün gidip bunu yapan insanlara bunu okutsanız "ben sadece iyiliğini istedim"den başka yanıtları yoktur. İyilik istedin öyle mi? Nasıl istedin bunu? Zor durumdan olan kişiyi şartlandırıp sana göre yanlış olan şeyi yaparsa kötü bir insan olacağını söyleyerek mi? Düşünceli olan bünyesini ısırdığım, sen kimseyi düşünme. Öyle insanlar ki "iyiliğini istiyorum bu yüzden eleştiriyorum" ayağına sorunu kişisele dönüştürüyor.
İnsanlar hep eleştirecekler. Evet, lanet olsun hep konuşacaklar! Dünyanın en güzel işini dahi çıkartsanız eleştirecekler. Neyi seçerseniz seçin, ister doğruyu, ister yanlışı gene de eleştirecekler. O yüzden şimdi, şuan onlari düşünmeyi bırakın. Neyi seçmek istiyorsunuz? Neyi yaşamak istiyorsunuz? Siz* kendiniz* nasıl daha mutlu olacaksınız? Kararınızı verin ve mutlu olacağınız şeyi seçin. Başkalarının doğrusuyla kazanmak yerine bırakın bir kez de kendi doğru bildiğinizle kaybedin! Çünkü insanlar bencildir ve yargılama konusunda birbirleriyle yarışırlar. 

Konu biraz saptı mı? Eleştiriyle bencilliği birleştirmiş olalım o zaman bugün. Şimdi size bi tavsiye: Hayatınızın size ait olduğunu unutup sizi yargılayan makinalar yerine, yaptığınız her seçimde yanınızda olabilecek insanları yaşamınıza davet edin. Çünkü ayaktayken herkesi yanınızda görebilirsiniz ama önemli olan düştüğünüzde elinizden tutabilen dostlardır. 
iyi akşamlar efendim! :)


6 Ağustos 2014 Çarşamba

Ne Var, Ne Yok

Koskoca yaz tatilini devirdik, pazartesi dershane başlıyor. Bu sene lise son olduğumdan korkmuyor değilim. Neyse ağustos sıcağında sınav muhabbeti yapmayacağım.

ehehe dün çok komik ya da acıklı mı desem bilemiyorum bir olay geldi başımıza. Arkadaşım yaklaşık olarak 1 aydır bi çocukla konuşuyor ve çocuktan ciddi anlamda hoşlanıyordu. Çocuk da boş değil gibiydi . Ya da bize öyle geliyordu, biz kızları bilirsiniz herif  ":))" diye gülse 3 gün odamızda horon teperiz. Biz umutla ve heyecanla çocuğun arkadaşıma yürümesini beklerken çocuk dün gece 11-12 sularında kıza "kanka" dedi. Şimdi gülsem kıza ayıp olacak gülmesem kahkaham içimde patlayacak. (anırırcasına güldüm.) Neyse ki kız da güldü de kötü hissetmedim pek. Önümüzde iki seçenek vardı: ya çocuğa niyetimizi belli edip riske girecektik ya da hmf şey nasıl desem, kanka ayağına sömürü! :D   Hepinizin de yapacağı gibi ikinci seçeneği uyguladık tabiki. Bu durum beni çok güldürdü anlatmak istedim.  Zaten bu aralar her şeye gülüyorum. Hıh konu hazır buraya kadar gelmişken bir de şundan bahsedeyim:
Son zamanlarda ağlayamadığımı ya da kolay kolay üzülmediğimi fark ettim. Eskiden izlediğimde beni salya sümük ağlatacak olan filmleri müthiş bi soğuk kanlılıkla izliyorum. Vicdanım bahanesiyle yaptığım saflık derecesindeki iyilikleri artık yapmıyorum mantıkla yaklaşıyorum. Ya en önemlisi umursamıyorum! Ya dünyanın en güzelli hislerinden değil mi? "aman banane, şuan hiç kafamı yoramam" en sık kullandığım cümleler arasına girdi bile! Yaşşşşasıııın ! İşte şimdi güçlüyüm :')

Bir daha ne zaman yazarım bilemiyorum dershane başlıyor ve tek hayalime ulaşmanın yolu da dershaneden, okuldan, kitaplardan geçiyor. Anlayacağınız hedef büyük,günler yoğun, zaman kısa, sınav zor.
1 sene sonra burada yine hayallerime ulaşmış vaziyette "yaşasınlı" yazımı yayınlayabilmek dileğiyle kaçıyoruum. :*