31 Ağustos 2015 Pazartesi
21 Ağustos 2015 Cuma
demin bir paragraflık kısacık bir yazı yazdım. bağlantının kopması sebebiyle yazı yalan oldu. silindi 2 cümlem dahi kalmadı şimdi paylaşacak, okuyacak. bi daha yazsam da önceki gibi nasıl olsun? kek mi yapıyoruz yazi mi yazıyoruz, hamuru ayni tarifte kıvamında olsun?
işte hayatıma uyarlayın bu hadiseyi. kaçan hevesler, söylenememiş cümleler dolduruyor her yeri. huzurun oturacak yeri yok.
işte hayatıma uyarlayın bu hadiseyi. kaçan hevesler, söylenememiş cümleler dolduruyor her yeri. huzurun oturacak yeri yok.
11 Ağustos 2015 Salı
ne istediğini bilememek kötüdür. ama daha da kötüsü ne istediğini bilmek ama yapmaya cesaret edememektir. insan kendini suçlar durur. korkak, güçsüz gibi sıfatları uygun görür kendine. birileri üzülmesin diye cesaret edemediği kendi mutluluğunu “hayırlısı” der akışına bırakır. kendisi sebeptir buna ama yine de uğraşmaz. bir süre sonra mutluluğu için çabalamaya üşenecek kadar hevesi kaçar çünkü. Sezen Aksu da demiş ya: “ne acı insan kendine ne kadar yenik.” öyle dostlar. insan hep kendine yenik. en çok kendine yenik.
29 Haziran 2015 Pazartesi
Gecenin köründen yazıyorum, aklıma bi anda geldin. Ve beynim direk konuya girdi: seni hiç sevmedi. Doğru.
Senin tarafından sevilen insanlar çok şanslı, benim hayalini bile kurarken ayaklarımın yerden kesildiği şeyi onlar gerçekten hissediyor. İşte ben de sen uyurken sana yazıyorum ve tabii ki sen de tek bir dizeyi okurken bile seni düşünmemiş güzel kızlara yazıyorsun. (yazarın gözleri çeşmeye dönüşüyor burda)
Bazı geceler rüyamda seni görme güzelliğini yaşıyorum. Mesela en son beraber televizyon izliyorduk, daha öncesinde piknik yapmışlığımız da var. Böyle günler kahve değil portakal suyu içiyorum. (bilirsin portakal suyuna mutluluk çok yakışır) Tüm gün neşeli şarkılar dinleyip gülümsüyorum. Sonra geçiyor tabi. Gerçek olan onlar değil sonuçta ve sen beni sevmiyorsun. Bu beni üzüyor. Çünkü seninle hiçbir zaman hayalini kurduğum o sahilde dertleşemeyeceğiz. Olsun bu hikaye de böyle kalsın. Fotoğraflarına bakarken 3 dakika sonra seninle buluşacakmışım gibi heyecandan kalbimde çiçekler açıyor. Hı bir de, senden bahsederken gözümün içi gülüyormuş öyle diyor bizimkiler. Ah be çocuk hiç de haberin yok! Oysa bi hissedebilsen sevgimi..
Bütün güzel melodiler senin ses tonun. Bütün güzellikler senden birer parça. Sen güzelsin, ben güzelliklere uzak. Şimdi biraz seni yaşama umudu ile uyuyorum. Yorganı üzerime çekerken beynim bi kez daha hatırlatıyor: O güzel, sen ona uzaksın. O güler, sen ona uzaktan bakarsın. İyi geceler.
Senin tarafından sevilen insanlar çok şanslı, benim hayalini bile kurarken ayaklarımın yerden kesildiği şeyi onlar gerçekten hissediyor. İşte ben de sen uyurken sana yazıyorum ve tabii ki sen de tek bir dizeyi okurken bile seni düşünmemiş güzel kızlara yazıyorsun. (yazarın gözleri çeşmeye dönüşüyor burda)
Bazı geceler rüyamda seni görme güzelliğini yaşıyorum. Mesela en son beraber televizyon izliyorduk, daha öncesinde piknik yapmışlığımız da var. Böyle günler kahve değil portakal suyu içiyorum. (bilirsin portakal suyuna mutluluk çok yakışır) Tüm gün neşeli şarkılar dinleyip gülümsüyorum. Sonra geçiyor tabi. Gerçek olan onlar değil sonuçta ve sen beni sevmiyorsun. Bu beni üzüyor. Çünkü seninle hiçbir zaman hayalini kurduğum o sahilde dertleşemeyeceğiz. Olsun bu hikaye de böyle kalsın. Fotoğraflarına bakarken 3 dakika sonra seninle buluşacakmışım gibi heyecandan kalbimde çiçekler açıyor. Hı bir de, senden bahsederken gözümün içi gülüyormuş öyle diyor bizimkiler. Ah be çocuk hiç de haberin yok! Oysa bi hissedebilsen sevgimi..
Bütün güzel melodiler senin ses tonun. Bütün güzellikler senden birer parça. Sen güzelsin, ben güzelliklere uzak. Şimdi biraz seni yaşama umudu ile uyuyorum. Yorganı üzerime çekerken beynim bi kez daha hatırlatıyor: O güzel, sen ona uzaksın. O güler, sen ona uzaktan bakarsın. İyi geceler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

