Gecenin köründen yazıyorum, aklıma bi anda geldin. Ve beynim direk konuya girdi: seni hiç sevmedi. Doğru.
Senin tarafından sevilen insanlar çok şanslı, benim hayalini bile kurarken ayaklarımın yerden kesildiği şeyi onlar gerçekten hissediyor. İşte ben de sen uyurken sana yazıyorum ve tabii ki sen de tek bir dizeyi okurken bile seni düşünmemiş güzel kızlara yazıyorsun. (yazarın gözleri çeşmeye dönüşüyor burda)
Bazı geceler rüyamda seni görme güzelliğini yaşıyorum. Mesela en son beraber televizyon izliyorduk, daha öncesinde piknik yapmışlığımız da var. Böyle günler kahve değil portakal suyu içiyorum. (bilirsin portakal suyuna mutluluk çok yakışır) Tüm gün neşeli şarkılar dinleyip gülümsüyorum. Sonra geçiyor tabi. Gerçek olan onlar değil sonuçta ve sen beni sevmiyorsun. Bu beni üzüyor. Çünkü seninle hiçbir zaman hayalini kurduğum o sahilde dertleşemeyeceğiz. Olsun bu hikaye de böyle kalsın. Fotoğraflarına bakarken 3 dakika sonra seninle buluşacakmışım gibi heyecandan kalbimde çiçekler açıyor. Hı bir de, senden bahsederken gözümün içi gülüyormuş öyle diyor bizimkiler. Ah be çocuk hiç de haberin yok! Oysa bi hissedebilsen sevgimi..
Bütün güzel melodiler senin ses tonun. Bütün güzellikler senden birer parça. Sen güzelsin, ben güzelliklere uzak. Şimdi biraz seni yaşama umudu ile uyuyorum. Yorganı üzerime çekerken beynim bi kez daha hatırlatıyor: O güzel, sen ona uzaksın. O güler, sen ona uzaktan bakarsın. İyi geceler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder